Uyandırmak için bir masal anlatıyorum sana..

Zamanın durmasını isteyeceğiniz kadar mutlu bir an oldu mu hayatınızda?

 

İnsan gitmediği bir yere nasıl bu kadar güvenir. Yada orada yaşamış gibi orayı nasıl da arzular ve özler ki.. Orada huzuru gördüğümüz bir fotoğraf, belgeseller de o şanslı gezi rehberinin size sundukları yemekler,sokaklar,yapılar ve güzel evler.. Oraya gitmeden de oraya ısınmak gibi .. (aslında bunun tarifi İzmir)

 

Bir şehre giderken ne yapılır? Eğer  hayatını spontene yaşamıyorsan,yaşayamıyorsan o şehir araştırılır, nasıl gidilir,nerede kalınır, ne içilir, ne yenir .. Ama orada yaşayanlar öyle bir anlatır ki sana o şehri, bunları sorgulamaya bile  gerek kalmaz zaten sokakları ezberlemişsindir.
Tren ile yolculuğun verdiği huzur ( tabi eski cufcuflu trenden bahsetseydim keşke) incecik upuzun, hızlandıkça ağaçların sadece yeşilin kaldığı derin bir yol, insanı bambaşka hayallere sürüklüyor. O tek katlı, tek tek dizili evlerin bacasından tüten dumanın için kaybolmak, aynı çocukluğumda ki gibi. Kaç kişi çocukluğunda o sobanın başında, plastik bir leğende yıkandı ki yada kaçınızın tuvaleti evin dışındaydı. Neyse bu tren bana neleri hatırlatıyor böyle, bir tur daha atmak istedim, çabuk mu geldik ne..

FullSizeRender
Şehre varınca garip bir mutluluk sanki orada kırk yıl yaşamışsın gibi bir güven, bir his  ( tabi belkide arkadaş faktörleri) sokakları karış karış anlatan dostlar ” trenden in sağa dön, ışıklardan karşıya geç . ” gibi ..
Porsuk çayının etrafında yürüyüşler, her köşesinde karşıma çıkan o güzel heykeller, her yerde gençler,hafif güneş ama aslında soğuk bir havanın verdiği sıcaklık.

IMG_8791_1.jpg

Ve heyecanla beklediğim odunpazarı,yani yaşadığım hayal kırıklığı. Tarihine saygı göstermeyen adamcıkların o güzel yapıları inşaat yığınına dönüştürmesi .. Tabirle hepsinin ” şekerleme ” renklerin de yapılar haline gelmesi (Bilge’nin sözü)  Aralarda derelerde unutulmuş güzellikler de var tabi, yine de tavsiye .

FullSizeRender (4)

FullSizeRender (5)
Soğuk hava hissi neden hep bende soba yanında kıvrılmayı hayal ettiriyor ki, bütün yol boyunca düşlediğim hayali odunpazarında yaşadım ( tabi önünde kıvrılamadım) iliklerime kadar ısındım güzel kahve eşliğinde ; o ahşap evin her köşesinde ayrı bir anı var, ahşap döşemelerin aşınmışlığı, eskiliği belki de sadece bana güzel gelen şu eski eşya kokuları..

FullSizeRender (5)

FullSizeRender (3)

FullSizeRender (2)

Şehrin her yeri bir ayrı güzel..
Saatlerin boş geçmesine tahammül edemeyen bir insan haline geldim burada adeta, ertesi sabah herkes yorganını başına çekip uyurken, bana burada şu an uyumak ne gereksiz gelmişti. Sabah’ın köründe neredeyse her fırına girip haşhaşlı çörek sormak gibi sabah,tezgahta çöreği görünce suratımda ki o heyecanlı, çocuksu heyecan ‘ ben onu istiyorum, evet evet o haşhaşlı..’ cümlesinin tezgahtaki kadındaki o şok ifadesi.. Şu an bu haşhaşlı çöreği ve yeni demlenen bu güzel çayın keyfini uyuyan arkadaşlarımın yaşayamaması ne acı, ama ne yalan söyleyeyim ne kadar da iyi geldi üşürken aynı zamanda keyiften ısınıyor olmak.

Alınan ucuz ve güzel kitaplar, içilen kahveler, güzel sohbetler.. Ve en güzeli oradan dönerken “görüşürüz ” diyerek geri dönmekti.

Teşekkürler Eskişehir ve tabi ki her yeri tek tek gezdirerek anlatan haşhaşlı çörek için kahrımı çeken ve bana katlanan sevgili arkadaşım Bilgehan’a ..

Sağlıcakla..

 

not: tehdit altında bilgehan’a teşekkür ettim doğrusu yoksa çökertirim dedi blogu, bir de böyleleri ile uğraşıyoruz, neyse aramızda kalsın bunlar 🙂

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s